Boehm Öncesi Flüt
On dokuzuncu yüzyılın ortasından önceki flütler ahşaptı ve delikleri doğrudan parmakla kapatılıyordu. Delikler parmakların uzanabileceği yerlere açıldığı için akustik olarak olması gereken yerde değildi; bu da bazı seslerin zayıf ya da perdesi kayık çıkmasına yol açıyordu.
İcracılar bu sesleri çapraz parmak düzenleriyle idare ediyordu. Sonuç, her tonda farklı duyulan bir çalgıydı.
Theobald Boehm'ün Çözümü
Alman flütçü ve çalgı yapımcısı Theobald Boehm, delikleri akustik olarak doğru yerlere açmayı ve parmakların onlara ulaşmasını bir mekanizmayla sağlamayı önerdi. 1847'de tanıttığı silindirik delikli maden flüt bugün kullanılan çalgının temelidir.
Bu tasarımda her ses eşit güçte ve perdesi tutarlı çıkar. Çapraz parmak düzenlerine olan ihtiyaç büyük ölçüde ortadan kalktı ve bütün tonlarda eşit rahatlıkta çalmak mümkün hâle geldi.
Bugünkü Sonuçları
Modern flüt dağarının Boehm sonrası dönemde genişlemesi doğrudan bu tasarımla ilgilidir. Bestecilerin flütten hızlı ve kromatik geçişler isteyebilmesi, çalgının bunları verebilir hâle gelmesiyle mümkün oldu.
Ahşap flütler bugün de yapılır ve kullanılır; farkı mekanizmada değil tınıdadır. Maden gövde daha parlak, ahşap gövde daha yumuşak duyulur.
Kursiyer İçin Anlamı
Bu tarih, parmak düzenlerinin neden bugünkü biçiminde olduğunu açıklar. Kursiyerin öğrendiği düzen keyfî değil, akustik bir hesabın sonucudur.
Ayrıca eski dağar çalınırken karşılaşılan bazı tuhaflıkların nedenini gösterir. Boehm öncesi için yazılmış bir eser, modern flütte bazı yerlerde beklenenden kolay ya da beklenenden zor gelebilir.